Okyanusun Üstünde Fangirling ve Sahil Taraması


Foto-İllüstrasyon: Kesim; Videolar: Getty

Bu yaz kendime iki haftada bir plaja gideceğime söz verdim. Şimdiye kadar, bunu iyi yaptım. Gene de daima bir okyanus hayranı değildim. Geç ergenliğimde, plaj gezileri güneşlenmek, içmek ve yakınma etmek içindi. Üniversiteden sonrasında New York’a taşındığımda, plaj sonradan aklıma geldi. Fakat geçen yıl işler değişti ve o zamandan beri okyanusa karşı yoğun bir inek sevgisiyle dolup taşıyorum.

Fandom, daima kendi başıma erişemediğim parçalarımı – coşku, tutku, coşku – kanalize etmekle ilgilidir. Kendi kafamdan çıkıp başka bir dünyaya adım atmanın bir yolu – bu durumda okyanustu. Her şey Alexis Pauline Gumbs’ın kitabını okuduğumda başladı. boğulmamış ve deniz memelileri hakkında Siyah feminist meditasyonların bu kitabına döktüğü sevgi ve şiir, bende de okyanusa dönme isteği uyandırdı. Kitap, insan yazarını deniz memelilerinden ayıran çizgiyi bulanıklaştırıyor: “Kasıtlı belirsizlik… ayrılık ve tahakkümle o denli karışık ki, devamlı olarak kendi yaşamlarımızı gezegenle uyumsuz hale getiren insan tanımını geri almakla ilgilidir. ” Bu kitabı 2021’in büyük tekrardan doğuşunun zirvesinde okudum. 25 yaşıma yeni basmıştım, devamlı ağlıyordum ve asla eğlenmiyordum. Yaşadığım yaşam, yaşamak istediğim hayatla bağdaşmıyordu. Birazcık geri almaya ihtiyacım vardı.

Gumbs’ın Weddell fokları hakkında konuşurken söylediği benzer biçimde: “Boğuluyormuş benzer biçimde hissediyor fakat ilk kez kendisiyle tekrardan karşılaşıyor.”

Sonrasında boğulmamış, Daha derine inmek istiyordum. Okyanus belgesellerine bayıldım ve sahil kasabalarında geçen ya da su altındaki yaşamı mevzu alan filmler izledim. Kalamar yersem, haftayı kalamar için Wikipedia sayfasında geçirirdim. Denizkızı çantası olarak da malum köpekbalığı yumurtalarının farkına vardım ve köpekbalığı yumurtası broş benim istek listeme. Oradan daha da inek oldu: Alan kılavuzlarını indirdim ve fotoğrafları taradım, balina köpekbalıkları benzer biçimde balıkların adlarını ve özelliklerini öğrendim. Emek verme defterime katlanacak resimleri bastırdım ve günlüğüme balık yumurtası çizmeye başladım.

Nisan ayında, okyanus hakkında fanatik sanatı – evet, fanatik sanatı – halletmeye başladım.. Çoğu zaman yarı köpekbalığı, yarı ışın olarak tanımlanan bir tür derin deniz balığı olan kimeralar hakkında bir webzine yaptım. Bu zinayı yapma ve insanlarla paylaşma süreci, soğuk Atlantik’e koşmak benzer biçimde geldi – pervasız ve canlandırıcı. Paylaşacak bir şeye haiz olmak bana dünyaya ulaşmak için bir niçin verdi. Ve böylece bir hobi dünyaya geldi: Okyanus fanatik sanatı yapıyorum.

Webzine ek olarak, koleksiyonumda cilalı bir deniz kabuğundan yapılmış banyo lavabomun yanında duran bir mücevher tepsisi (ah, evet, deniz kabuklarını iyi mi cilalayacağımı öğrendim) ve Long Island sahilinde bulduğum kurumuş bir köpekbalığı yumurtası var. neredeyse dört ay sonrasında hala okyanus benzer biçimde kokuyor (fotoğrafını çekmek ve resmi oturma odam için bir postere dönüştürmek isterim). Masamın yanında, yapmam ihtiyaç duyulan bir siyanotipim var. deniz yosunu albümü. Her türlü minik gömü için sahil süresince çöp atma uygulamasına sahil taraması denir. Açıkçası ben de buldum Sahil tarama dergileri ve Instagram ve TikTok’ta bir sahil gezintisi topluluğu.

Son olarak sahile yaptığım gezide, ölü bir yengecin üstüne yapışmış bir grup canlı midyenin üstüne çömelerek birazcık vakit geçirdim. Her yerde midye demetleri vardı, kabukları bir paelladan çıkarırken asla fark etmediğim bir halde mavi parlıyordu. Hepsini almak için ıslak kumun üstüne oturdum – yeni (benim için) bir hayvanla (köstebek yengeci) tanıştım ve eve birkaç deniz kabuğu (ve oldukça güzel bir çakıl taşı) aldım.

Okyanus duygularımı düzenlememe destek oldu: Uyuyamazsam, denizden canlı kameralara baktım. YouTube’da Monterey Bay Akvaryumu ve ekranımda yüzen ışık saçan denizanasına kadar uzandı. Mutsuz ​​olsaydım, videolarını döngüye alırdım bebek denizayıları. Bu bir kaçış fakat bununla birlikte yaşamın (yalnız benim değil, yalnız karada değil) kafa karıştırıcı ve dolambaçlı bulunduğunu ve ilerledikçe uyum sağladığımızı hatırlatıyor.

Kabul etmekte fayda vardır ki, okyanus yaltaklanmak ya da hobi olarak adlandırılmak için garip bir şeydir. Sadece hayranlık, gözlem ve merak eylemleri aynıdır. Bu bir bakım, öğrenme ve geri alma ritüelidir. Bir fanatik olarak, orijinal formumu yeniden ziyaret ediyorum – kimi zaman savaşım eden benliğimden daha çok sevgi ve itina gösterebilen sümüksü amniyotik bir versiyonum. Gumbs yeniden: “Ve ilk deniz memelisi dersim, nefes alırsam ağlarken bile konuşabiliyor olmamdı. Tuzlu sudan nefes alabiliyorum.”

Hepsini gör

Yoruma kapalı.