Kuş ve balık uzmanı veteriner bulmak neredeyse imkansız! İşte sebebi – Milliyet

Evlerimizde beslediğimiz sempatik dostlarımız bir süre sonrasında ailenin üyesi oluyor. Hal bu şekilde olunca sağlıkları da evindeki herhangi birininki kadar mühim hale geliyor. Sadece kedi ve köpek sağlığından anlayan, uzmanlaşmış veteriner doktor bulmak kolay olsa da, evde beslenilen kuş ve balıklar için durum aynı değil. Türkiye’de kuş ve balık türleri için niçin bu alanda uzmanlaşmış veteriner doktor bulunamıyor? Kuş ve balık besleyenlerin dikkat etmesi ihtiyaç duyulan noktalar neler? İzmir’deki veteriner kliniğinde bir tek kuşlara hizmet veren Kuş Veterineri Burak Uçar ve ‘Balık Hekimliği’ kitabının editörü Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadir Yarasan‘a sorduk. 

‘EKONOMİK KAYGILAR ETKİLİ’

Evinde balık ve kuş besleyen pek fazlaca şahıs evcil hayvanları hastalandığında ona ne işe yaradığını anlatacak, iyileştirecek uzman bulmakta oldukça zorlanıyor. Prof. Dr. Nadir Yarasan, emek harcama alanı olarak ekonomik karşılığının olmasının pet alanında daha çok hizmet sunulmasına sebep bulunduğunu söylemiş oldu. Kuş Veterineri Burak Uçar da bu mevzuda Nadir Yarasan ile aynı fikir. İnsanların kuş ve balık hekimliklerine uzak kalmasının sebebinin ekonomik kaygılar bulunduğunu belirten Uçar, kuşlara meydana getirilen bir operasyon 3-5 bin TL civarında tutarken, kedi ve köpeklerdeki benzer operasyonların 20-25 bin TL’ye kadar yükselebildiğini söylemiş oldu. Uçar, “Bu alanda çalışan veteriner hekimlerin bilhassa maddi anlamda ve operasyonel anlamda daha rahat olması bu alanı daha fazlaca tercih edilebilir kılıyor” ifadelerini kullandı.

Kuş ve balık uzmanı veteriner bulmak neredeyse imkansız İşte sebebi

Veteriner Doktor Burak Uçar’ın öğrencilik yıllarından beri hayalini kurduğu kliniğine Türkiye’nin dört bir yanından insanoğlu kuşlarını tedavi ettirmek için getiriyor.

‘GÜNEŞ GÖRMEZSE İÇTEN İÇE YIPRANIR’

Kuşların genel olarak bakım ve beslenme yetersizliğinden dolayı sorun yaşadığını söyleyen Veteriner Burak Uçar, kuş bakan birçok kişinin onu neyle besleyeceğini bilmediğini altını çizdi. Bir çok kuş sahibinin kuşlarını güneşlendirmesi icap ettiğini bile bilmediğinin altını çizen Uçar, “Güneş görmek kuşlar için bir zorunluluk. Güneş görmeyen eve tabip girer. Siz bir kuşa güneş göstermezseniz o kuş bilin ki içten içe yıpranıyor anlama gelir” dedi. Taze besin çeşitliliğinin de kuşlar için mühim bulunduğunu vurgulayan Uçar, “Günlük olarak altının temizlenmesi, haftalık minimum bir kez dezenfektanla kafesin dezenfekte edilmesi şeklinde birçok bakım periyotları var” diye konuştu. Vücutları dayanıksız olduğundan kuşların daha acele hastalanılmış olduğu ve hayatlarını kaybetmiş olduğu iddialarına ise Burak Uçar şu şekilde cevap verdi:

“Bir insan yavrusunu korumak için her türlü şey yapılıyor. Sadece söz mevzusu civciv, ördek ve kuşlar olduğunda aynı gözle bakılmayabiliyor. Iyi mi ki bebeklerin bağışıklık sistemi güçsüzdür ve şartlar uygun eğer olmazsa devamlı hastalanır, bunlar kuş yavruları de ilgilendiriyor. Dönerek bakmış olduğunuzda bir bebeği siz her türlü çevresel şarttan korurken bir civcivi, kuşu ya da bir ördek yavrusunu hiçbir etmenden korumuyorsunuz. Şartlar uygun olmayınca da müdafa sistemi hemen hemen oturmamış, kuvvetli olmayan bir canlı çöküşe doğru gider. Muhabbet kuşlarının ömürleri 15 ile 20 yıl arasındadır. Şu an benim muhabbet kuşum 20 yaşlarında.”

‘ŞAMPUAN VE SİRKE KULLANMAYIN’

Bilhassa kuş beslenmesinde sirke kullanımının fazlaca yanlış bulunduğunu belirten Uçar, “Sirkenin kuşun üstüne sprey kanalıyla sıkılabileceğini söyleyenler var, bunların hepsi yanlış. Deriye sıkılanlar deride tahribat oluşturur, içirilirse kursak içinde tahribata sebep olup mantar riskini artırabilir” dedi. Kuşların şampuanla yıkanmasının da tamamıyla yanlış bulunduğunu söyleyen Uçar, kuşların kendilerini yalayarak temizlediğini ve tüylerde kalan şampuan kalıntılarının kuşları zehirlediğini belirtti. Boyalı kafeslerin kuşlar için oldukça tehlikeli bulunduğunu vurgulayan Uçar, “Genel anlamda beslenme ve güneşlenmeyle ilgili sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Bir insan aynı besini devamlı tüketirse hastalanacağı şeklinde bir kuş için de aynı şey geçerli. Güneşlenmek de o şekilde. Bu kadar sık hastalıklarla karşılaşmalarının en büyük sebebi bizim tamamen bakımdan yana hiçbir şey bilmememiz” yorumunu yapmış oldu.

Kuş ve balık uzmanı veteriner bulmak neredeyse imkansız İşte sebebi

‘KÖTÜ NAKİL VE YANLIŞ STOKLAMA ÖLÜM SEBEBİ’

Prof. Dr. Nadir Yarsan da akvaryum balıkçılığıyla ilgilenenlere tavsiyelerde bulunmuş oldu. Teknik bilgilere haiz olmanın sıhhatli akvaryum yetiştiriciliği için fazlaca mühim bulunduğunu vurgulayan Yarsan, fena nakil ve stoklama koşullarına maruz bırakıldıkları için bilhassa ithal balıklarda ölüm oranlarının oldukça yüksek bulunduğunu belirtti.

“Akvaryumculardan balık alırken genel görüntüsüne, rengine, yem almasına, hareket ve davranışlarına bilhassa dikkat edilmeli” diyen Yarsan, akvaryumda beslenen balıklarda dikkat edilmesi gerekenleri şu şekilde sıraladı:

“Balıkların ömürlerinin uzatılması ve hastalıklardan korunması için ne olursa olsun gereksinimleri kadar yem verilmeli. Fazla yem, akvaryumu kirleterek hastalık riskini artırır. Ek olarak atılacak yemin kaliteli olmasına itina gösterilmeli ve canlı yem de verilmeli. Akvaryuma konacak balık sayısı akvaryumun büyüklüğü bakımından ayarlanmalı ki bu husus bilhassa mühim. Akvaryumdaki su değişiminin ise haftada bir kez yapılarak, suyun yüzde 50’si değiştirilmeli. Akvaryuma eklenecek su dinlendirilmeli, kloru uçurulmalı ve sıcaklığı akvaryumdaki su sıcaklığına eşit olmalı. Su değişimi yavaş yavaş yapılmalı, ani su değişiminde bilhassa mantar ve beyaz benek hastalığı oluşabilir. Biyolojik dengenin sağlanması açısından akvaryuma nebat konulması balık sağlığı ve su kalitesi açısından en mühim kriter.”

‘AKVARYUMUN BOYUTU ÖNEMLİ’

Akvaryum için seçilecek balıkların birbiriyle uyumlu olmasının fazlaca mühim bulunduğunu söyleyen Yarsan, “Burada uyumdan söz ederken estetikten ziyade yaşamsal anlamda uyumdan bahsediyoruz. Saldırgan-çekingen ilişkileri, balık seçiminde fazlaca mühim bir yeri oluşturur. Eğer akvaryumunuz balık sayısına bakılırsa küçükse balıklar bilhassa üreme dönemlerinde kavgacı hale gelebilir ve birbirlerine zarar verebilirler. Dolayısıyla geniş akvaryum seçmek balıkların sağlığı için mühim” detayını paylaştı.

Akvaryumun dibindeki su en geç iki haftada bir çekilerek yerine temiz su eklenmeli. Suyun tamamen ayda bir değiştirilmesi ideal” diyen Nadir Yarsan, akvaryum balıklarının doğru ve planlı beslenmesinin onların sağlıkla yaşamlarını devam ettirmelerinin anahtarı bulunduğunu söylemiş oldu. Prof. Dr. Yarsan, “Balıklar günde iki kez yem yemeli. Balıkların etçil ya da otçul olup olmadıklarına bakılırsa beslenmeleri dirimsel ehemmiyet taşır. Mesela etçil bir balığa canlı yem verilmezse, bu balık tek yönlü beslendiği ve protein ihtiyacı giderilmediği için sağlığı ciddi tehlikeye girecektir. Yemler kaliteli olmalı ve türe hususi yemler verilmeli” ifadelerini kullandı. Balıklarda görülen sıhhat problemlerinin ise genel anlamda su kalitesi ve öteki yetiştiricilik sorunlarıyla ilgili bulunduğunun altını çizdi.

Yoruma kapalı.